ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLER
Hasta Yatağı Ankara Yaşam bulgularının ölçümünde dikkat edilecek diğer genel Ukeler: - Her işlemden önce hastaya açıklama yapılmalıdır. - Aseptik tekniklere her işlem ve her aşamada dikkat edilmelidir. - Her işlem öncesi ve sonrası eller yıkanmalıdır. - İşlem, aynı zamanda hastaları gözlemleme ve iletişim kurma için uygun fırsat olarak düşünülmelidir. - Malzemeler tam- eksiksiz olarak hazırlanarak hastanın yanına gidilmelidir. - Bölgeye uygun teknik seçilmeli ve bölgeye uygun ölçüm yöntemi uygulanmalıdır. - Ölçüm sürelerine ve yöntemlerine dikkat edilmelidir. - Ölçümü etkileyen faktörler değerlendirilmelidir. - İşlemler organize ve basamaklarına uygun biçimde gerçekleştirilmelidir. - İşlem yapılacak bölge tam açık tutulmalı ve mah-remiyetine saygı gösterilmelidir. - Normalden sapma durumunda değerlendirme yapılmalı ve yapılan değerlendirmeye yönelik (Örn: hiper- termi ya da hipotermi v.b) girişimler planlanmalıdır. - Yapılan uygulamanın etkinliği değerlendirilmelidir. - Normal değerlerin dışındaki ölçüm sonuçlarında, kontrol ölçümleri yapılmalıdır. - Gerektiğinde ekibin diğer üyeleri ile iletişim kurulmalı ve ölçüm değerleri paylaşılmalıdır. - Her sonuç ve uygulama doğru şekilde kayıt edilmelidir. Tablo 10: Yaşam bulgularını etkileyen faktörler ve yaşam bulgularına etkisi Vücut Sıcaklığı (°C Derece) - Yenidoğan çevresel faktörlerden daha fazla Hasta Yatağı Ankara etkilenir. -Yaşlıların vücut sıcaklığı, erişkinlere göre daha düşüktür. Nabız (Atım / Dk) Yenidoğanda nabız hızı daha hızlıdır. Çocuk büyüdükçe nabız sayısı azalır. Solunum (Dk) - Çocuk büyüdükçe solunum hızı azalır. - Solunum kapasitesi yenidoğanlarda, bebeklerde ve çocuklukta, adölesan ve yetişkinlere göre daha azdır. Arteriyel Kan Basıncı (mmHg) - Erişkinlikte, bireysel farklılıklar gösterebilir. - Yaşlılıkta kalbin işlevsel gücünün azalmasına bağlı kan basıncı azalabilir. - Hormonal faktörler nedeniyle, kadınların vücut sıcaklığı erkeklere göre daha değişkendir. Ovülasyonda vücut sıcaklığı düşük seyrederken ovülasyon sonrası hafifçe yükselir. - Nabız hızı kadınlarda erkeklere göre 7-8 atım daha fazladır. - Solunum kapasitesi erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. - Çocukluk döneminde önemli farklılık yoktur. -Adölesan döneminde, hormonal değişimlere bağlı olarak, erkeklerde kadınlara göre daha yüksektir. - Menapoza girmiş kadınlarda, aynı yaş gurubu erkeklere göre daha yüksektir. - Kas çalışması sonucu metabolizma hızlanır, ısı üretimi artar. - Kas çalışması aynı zamanda titremeyi etkiler. Vücut sıcaklığı çok düşerse titreme ile düzenlenir. - Dinlenme halinde nabız hızı yavaşlar, fiziksel aktivite ile artar. - Egzersiz, solunumun derinliğini arttırır. Oksijen gereksinimi arttığı için solunum sayısı artar. - Fiziksel aktiviteden hemen sonra kan basıncının ölçülmesi gerçek değerinden daha yüksek değer verir. Tablo 10: Yaşam bulgularını etkileyen faktörler ve yaşam bulgularına etkisi (devam) Faktnrlpr Vücut Sıcaklığı Nabız Solunum Arteriyel Kan i arvLuı ıcı (°C Derece) (Atım / Dk) (Dk) Basıncı (mmHg) GÜNLÜK - Sabah erken - Sabah erken - Sabah erken - Gün boyu değişiklik DÖNGÜ saatlerde düşük, saatlerde düşük, gün saatlerde düşük, gün gösterir. Sabah gün içinde yavaş içinde yavaş yavaş içinde yavaş yavaş ve akşam saatleri yavaş yükselir. yükselir. yükselir. Hasta Yatağı Ankara arasında farklılık Beslenme, vardır. Akşam fiziksel aktivite, saatlerinde, sabaha metebolizma hızını göre 5-10 mmHg etkiler. daha yüksektir. EMOSYONEL - Sempatik - Sempatik uyarım - Solunum derinliği -Sempatik sinir DURUM sinir sistemini nedeniyle artar. artar. sisteminin uyarılması uyararak epinefrin, ile kardiak output norepinefrin ve periferik vasküler yapımını arttırır basınç artır ve kan ve metabolizmayı basıncı yükselir. hızlandırır. Böylece, ısı üretimi artar. ÇEVRE - Havanın soğuk ya da sıcak olması vücut sıcaklığını etkiler. - Havanın soğuk ya da sıcak olması nabız sayısını etkiler. - Metabolizmanın artmasına bağlı nabız artar. -Aşırı sıcak ortam, hızlı ve yüzeysel solunuma neden olur. - Havanın soğuk ya da sıcak olması tansiyonu etkiler. Aşırı sıcak, kan basıncını arttırır. - Antipretikler vücut sıcaklığını düşürür. - Dijital gurubu ilaçlar (Digoksin) parasempatik sinir sisteminin bir dalı olan vagus sinirini uyararak nabız hızını arttırır. Bu nedenle dijital gurubu ilaçlar apikal nabız sayıldıktan sonra verilmelidir. - Narkotikler, sedatifler, hipnotikler ve trankilizan grubu ilaçlar solunumu deprese eder, solunum derinliğini azaltır Bu grup ilaçlar verildikten sonra solunum izlenmelidir. - Diüretikler, mesanede bulunan idrar atılımını arttırdığı ve mesane gerginliğini azatlığı için yüksek kan basıncını düşürür. - Kan kaybı nabız hızını arttırır. - Uzun süre sıcağa maruz kalma (döküm işinde çalışma vb.) vücut sıcaklığını arttırır. - Vücut sıcaklığındaki 0, 6°C’lik artış nabız hızını 8-10 atım arttırır. - Nabız hızı, uzun boylu, zayıf kişilerde kısa boylu, şişman kişilere göre daha yavaştır. - Uzun süre sigara içme, alkol alma ve kronik hastalıklar solunum sayısını arttırır. - Konuşma, yemek yeme, uyku, mesanenin dolu ve gergin olması, bağırsaklarda gaz birikmesi, venöz dolaşımı engelleyen sıkı giysiler, uzun süre sıcak uygulama kan basıncını etkiler. Hastanın fizyolojik yeterliliğinin izlenmesi açısından yaşam bulgularının ölçülmesi ve kaydedilmesi önemli bir sorumluluktur. Hekim yaşam bulgularını hangi sıklıkta ölçüleceğini istemde belirtebilir. Ancak, bireyin durumuna ve risklere göre yaşam bulguları daha sık ölçülebilir. Yaşam bulguları ölçüldükten sonra değerlendirmeli, normal değerlerden sapmalar varsa, yaşam bulguları daha sık aralıklarla izlenmelidir. Aynı zamanda normalden sapma durumu hekime haber vermeli ve hekime haber verildiğine ilişkin bilgi gözlem formuna kayıt edilmelidir. Yaşam bulgularının ölçüldüğü tarih ve saat mutlaka belirtilmelidir. IV. YAŞAM BULGÜLAçI^IN GÜNLÜK YAŞAM AKTIVİTELERİ İLE İLİŞKİSİ / Güvenli Çevrenin Sağlanması ve Sürdürülmesi: Hemşire / Ebe gece ya da gündüz hastanın yaşam bulgularını sürekli ve belirli aralıklarla takip etmekten sorumludur. Yaşam bulgularının doğru ve güvenilir ölçülmesi için gerekli önlemler alınmalı, ölçüm mal-zemelerinin belirli aralıklarla kalibrasyonları yapılmalıdır. Mikroorganizmaların yayılmasını önlemek için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu nedenle, tüm işlemlerde, işlem öncesi ve işlem sonrası eller mutlaka yıkanmalıdır. Termometre bireye ait olmalı, işlem öncesi termometre ve steteskop kulaklığı alkollü pamukla silinmelidir. Yaşam bulgularının ölçümü tarih, saat, belirtilerek silinmeyen (tükenmez) kelemle kayıt edilmelidir. Normalin dışındaki yaşam bulgulan hekime haber verilmelidir. Böylece vardiya değişimlerinde, bakım ve tedavinin sürekliliği sağlanmış olur ve yasal kaynak sağlar. Bireyin yaşam bulgularındaki ani değişiklikler bayılma, düşme gibi riskler yaratır. Bu durumdaki hastalar yakından izlenmeli, uzun mesafe yürüyüşlere ve klinik dışına çıkmasına izin verilmemelidir. Düşük ateş ile birlikte nabız sayısının Hasta Yatağı Ankara da azalması kardiak output’un azalmasına ve sonuçta beyne giden kan miktarının azalmasına neden olabilir. Nabzın düşük olması beyne giden kan basıncının azalmasına neden olacağı için düşme ve travmalar görülebilir. İletişim: Hemşire / Ebe ölçtüğü yaşam bulguları hakkında hastaya bilgi vermelidir. Nabız ve kan basıncı ölçülmeden önce hastaya işlem açıklanmalı ve işbirliği içinde olunmalıdır. Vücut sıcaklığını aksiler yoldan ölçmeden önce, terleme olup olamadığına dikkat edilmeli, terleme durumunda bölge kurulanmalıdır. Oral yolla vücut sıcaklığı ölçülecekse bireye sıcak-soğuk bir şeyler yiyip-yemediği, sigara içip içmediği sorulmalıdır. Eğer rektal yolla vücut sıcaklığı ölçülecekse defekas- yona çıkıp çıkmadığı sorulmalı, defekasyondan he-men sonra rektal yolla vücut sıcaklığı ölçülmemelidir. Solunum: Yaşam bulguları birbiriyle ilişkilidir. Herhangi bir yaşam bulgusundaki değişiklik diğer yaşam bulgularını da etkiler. Örneğin, nabzın artması solunumunda artmasına ya da vücut sıcaklığının artması solunum ve kan basıncının artmasına neden olur. Bu nedenle vücut sıcaklığı yükseldiğinde mutlaka nabız ve solunum da değerlendirilmelidir. Beslenn\e: Vücut sıcaklığında artış terlemeye neden olur. Terleme ile gözle görülmeyen sıvı kaybı meydana gelir. Bu kaybın yerine konabilmesi için vücuda yeterli sıvı alınması gerekir. Bu alım oral yolla ya da parenteral yolla olabilir. Özellikle fazla tuz alımı vücutta suyun tutulmasına, ödem oluşmasına ve bunun sonucu olarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bu nedenle yaşam bulgulan takip edilirken bireyin beslenme alışkanlığı ve beslenme şekli de değerlendirilmelidir. Boşahmı: Yaşam bulgularının ölçülmesi boşaltımı etkileniez. Ancak boşaltımdan hemen sonra ya da ishal durumunda rektal yolla vücut sıcaklığının ölçülmesi, gerçek değerden farklı değerler elde edilmesine neden olur. Bebeklerde sürekli rektal yoldan vücut sıcaklığının ölçülmesi durumunda, anal sifinkterlerin etkilenebileceği unutulmamalıdır. Bireysel Teçmzfik ve Giyim: Vücut sıcaklığının, kan basıncının ölçülmesi ve apikal nabzın değerlendirilmesinde, bölgenin kolay açılmasını sağlayan ve sıkı olmayan giysiler tercih edilmelidir. Beden Sıcaklığının Kontrolü: Vücut sıcaklığının yükselmesi, vücutta tüm hücresel faaliyetleri etkiler. Bu nedenle vücut sıcaklığı sık ölçülmeli ve yükselmesi durumunda gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Hareket: Kan basıncının ölçülmesi sırasında hastanın harekef etmemesi söylenmelidir. Çünkü bu sırada seslerin yanlış duyulabileceği ve hareket sırasında oluşan seslerin duymayı engelleyebileceği unutulmamalıdır. Uzun süre yatan hastalarda kan basıncında düşme meydana gelebilir. Erken ameliyat sonrası dönemde hastalar mobilize edilirken kan basıncında ani düşme olabilir. Cinselliğin İfadesi: Rektal vücut sıcaklığının ölçülmesi bireyler için utanç verici olabilir. Bu nedenle hastanın mahremiyetinin korunması çok önemlidir. Utanç hissini azaltmak için, diğer yollarla vücut sıcaklığı ölçülebiliyorsa, diğer bölgeler tercih edilmeli ya da hasta yapabiliyor ise, uygulamayı kendisinin yapması için yardım edilmelidir. UVkı6 Hastanın uykusuzluk, uyuşukluk ve bilinç durumı/mutlaka değerlendirilmeli ve kayıt edilmelidir. Ya|am bulguları normal seyreden hastalarda sık sık ölçüm yapılması hastayı rahatsız edebilir, endişe- lendirilebilir. Normal düzeninin bozulmasına ve uykuya tekrar dalmakta güçlüklere neden olabilir. V. HASTA EĞİTİMİ Hasta ve sağlık bakım profesyonelleri arasında bir ortaklığın kurulması, herhangi bir bakımın uygulanmasını kolaylaştırır, sürekliliğini sağlar ve kendi bakımı konusunda hastaya sorumluluk verir. Bu ortaklık ise, ancak hastaya bakımı ve tedavisi konusunda bilgi verme, eğitim ile mümkündür. Tüm bakım alanlarında yaşam bulgularının ölçülmesi konusunda bilgi verilmelidir. Hastanın kendi evinde güvenli ve doğru biçimde yaşam bulgularını takip etmesi, özellikle hipertansiyon durumunda tedavisini sürdürmek için bilgilendirilmesi, eğitilmesi gerekir. Hastanın evinde tedavi planını sürdürebilmesi için farklı eğitim yöntemlerini kullanılarak hasta bu konuda bilgilendirilmelidir. Hastaya tansiyon ölçme ya da hangi sıklıkta takip yapılacağı, normal değerler, ilacın kullanma zamanı, süresi, diyeti, kime başvuracağı ve ne yapması gerektiği konusunda ayrıntılı bilgi verilmelidir. Eğer ilaç uygulaması hasta taburcu olduktan sonra evde de devam edecek ise hastaya ya da ailesine işlem ve riskleri öğretilmelidir. Hasta kendi vücut sıcaklığını ölçecekse, hangi bölgeden ve hangi araç-gereçle ölçüm yapacağı, ölçüm süreleri konusunda bilgi verilmelidir. VI. KAYNAKLAR Arthur C, Guyton M. (2001): Tıbbi Fizyoloji. Çeviri Ed.: Gökhan N., Çavuşoğlu H., Nobel Tıp Kitapevi, İstanbul, s: 144-193, 432-482, 822- 833. Delaune SC, Ladner PK. (2002): Fundamentals of Nursing. Standart & Practice. Second Edition. Delmar, United States of America, p: 533-565. Demir Işık R. (2008): Yaşam Bulguları. In: Temel Hem-şirelik Kavram, İlke, Uygulamalar. Akça Ay F (Ed), Gözden geçirilmiş II. Baskı, İstanbul Medikal Yayıncılık Ltd. Şti. İstanbul, s: 267-307. İnanç N. Hatipoğlu S. Yurt V. Avcı E, Akbayrak N. Öztürk A. (2000):Hemşirelik Esasları, 5.Baskı, Damla Matbaa-cılık, Reklamcılık ve Yayıncılık Tie. Ltd. Şti., Ankara, s: 170-193. Potter P, Perry AG. (2004): Clinical Nursing: Skill & Tech-niques. Fifty Edition, Mosby, St Louis, Missouri, , p:211-254, 1071-1091. Potter P. Perry AG. (2010): Clinical Nursing. Skill & Tech-niques. 7 th Ed. Mosby, Elsevier, p: 438-456 Potter P, Perry AG. (2007): Basic Nursing. Essentials For Practice. 6 th Ed. Mosby, Elsevier, p:224-271 Prickett-Ramutkowski B, Barrie AT, Dazarow LM, Abel CA. (1999): Clinical Procedures: for Medical Assisting, Glencoe/McGraw-Hill, United States of America, p: 122-136. Ruth F, Craven, RN, Constence J. (2007): Fundamentals of Nursing. Human Health And Fuction. 5 th Ed. Lippin- cott Wiliams & Wilkins, p:483-513. Sabuncu N, Alpar ŞE, Karabacak Ü, Karabacak BG, Şentu- ran L, Orak NŞ, Şahin AO. (2008): Hemşirelik Esasları: Temel Beceriler Rehberi. İstanbul Medikal Yayıncılık, İstanbul. Sabuncu N, Ecevit Alpar Ş. ve Ark. (2002): Yaşam Bulgu-ları, Sıcak-Soğuk Uygulamalar. In: Hemşirelik Esasları El Kitabı, Atalay M. (Ed.), Birlik Ofset Ltd. Şti. İstanbul, s:60-72 ve 132-144. Solomon EP. (2002): İnsan Anatomisi ve Fizyolojisine Gi-riş. Çeviri ve Hasta Yatağı Ankara çeviri Ed: Süzen B., 4. Baskı, Birol Basın Yayın Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti., İstanbul, s: 159- 168,169,187-199,208. Taylor C, Lillis C, LeMone P. (2001): Fundamentals of Nursing: The Art & Science of Nursing Care. Fourth Edition, Lippincott Williams & Wilkins, Philadelphia, p: 423-444. Ulusoy FM. Görgülü RS. (2000): Hemşirelik Esasları - Te-mel Kuram, Kavram, İlke ve Yöntemler. Cilt I, 4. Basım, 72 TDFO Ltd. Şti, Ankara, s: 145-182. VII. TEST 1. Aşağıdakilerden hangisi timpanik termometrenin ölçüm süresidir? a) 1-2 saniye b) 1-2 dakika c) 15-20 saniye d) 1-5 dakika e) 2-4 dakika 2. Nabzın dakikada 60’ın altında olmasına ne ad verilir? a) Aritmi b) Bradikardi c) Taşikardi d) Takipne e) Bradipne SICAK VE SOĞUK / UYGULAMALAR W Öğr. Gör. Rabiye Demir IŞIK i Fiziksel ajanlarla, tedavi amacıyla, doku sıcaklığında lokal/sistemik sıcaklık değişikliği oluşturmak için yapılan uygulamalara sıcak ya da soğuk uygulama denir. Sıcak soğuk uygulamanın vücut bölümleri üzerinde tedavi edici etkileri vardır. Sıcak ve soğuk uygulamaları güvenli biçimde kullanabilmek için bu uygulamalara bağlı risklerin ve vücudun ısı değişikliklerine nasıl yanıt verdiğinin bilinmesi gerekir (Tablo 1). Sıcak soğuk uygulamalar vücutta farklı etkilere sahiptir. Sıcak ve soğuk uygulanmalarda en önemli sorumluluk ise, hastayı bu uygulamanın verebileceği zararlardan korumaktır. Sıcak ve soğuk uygulamaların etki mekanizmasının temelini ısı değişimi oluşturmaktadır. Isı, metabolizmanın yan ürünü olarak sürekli oluşmakta ve sürekli olarak çevreye verilmektedir. Isı oluşum hızı ve ısı kaybı ara-sındaki denge ısı dengesini oluşturmaktadır. Sıcak ya da soğuğa manız kalmak, hem lokal hem de sistemik yanıta neden olur. Vücudun ısı ayarlayıcısı olan hipotalamus, ısı üretimi ve ısı kaybını düzenler. Sistemik olarak, cilt ılık ya da sıcak ısıya maruz kaldığında, ısı kaybını sağlamak için vazodilatasyon ve terleme oluşur. Ter ciltten buharlaşırken, ısı da uzaklaşır ve soğuma oluşur. Tam tersi olarak, cilt serin ya da soğuk ısıya maruz kaldığında, ısıyı korumak için vazokonstrüksiyon ve pi- loereksiyonu içeren sistemik yanıt oluşur. Titreme oluşur ve kas kontraksiyonları sonucunda ısı üretilir. Böylece vücut, sıcaklığın normal değerlere ulaşması için çalışır. Vücut, sıcak ve soğuğun farklı derecelerine karşı duyarlıdır ve bu dereceleri algılar. Soğuk ve sıcak re-septörler, derinin hemen altında, ayrı ayrı noktalarda bulunurlar. Soğuk reseprörler, sıcak reseptörlerden 3-10 kat daha fazladır. Vücudun bölgelerine göre sıcak ve soğuk reseptörlerin sayısı farklıdır. Örneğin, dudaklarda santimetre karede 15-25 soğuk noktası, parmaklarda santimetre karede beş soğuk noktası bulunmaktadır. 10-15°C’de soğuk reseptörleri, 30°C’de sıcaklıkta sıcak reseptörleri uyarılır. Sıcak ve soğuk reseptörler kısa bir süre sonra sıcaklığa uyum gösterir niteliktedirler. Bu nedenle, ısı değişikliği olmaz ise sıcaklığı algılayamaz. Bir bölgeye sürekli sıcak ya da soğuk uygulama yapılması durumunda, adaptasyon gelişeceği için sıcak ve soğuk uygulamanın yapılış süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Dondurucu soğuk ve yakıcı sıcaklıkta ağrı reseptörleri uyarılır. Bu nedenle, uygulanma amacına göre sıcak ve soğuk uygulamaların sıcaklık dereceleri değişmektedir (Tablo 2). Sıcak ve soğuk uygulamalar sırasında kan damarları hacmindeki değişiklikler nedeniyle lokal yanıt oluşur. Tablo 1: Sıcak ve soğuk uygulamaların özellikleri Tedavi edilen duruma örnekler Soğuk -Burkulma, İncinmeler, kırıklar, kas uygulamalar spazmları gibi direk travmalardan hemen sonra, -Yüzeysel laserasyonlar ya da delinmiş yaralar, -Minör yanıklar, -Artritis’in kronik ağrısı, -Eklem travması, -Geç başlangıçlı kas ağrıları, -İnflamasyon. Sıcak -İnflamasyonlu ya da ödemli vücut uygulamalar bölümü -Yeni cerrahi yara, -Enfeksiyonlu yara, -Artrititis, -Dejeneratif eklem hastalığı, -Kas incinmeleri, -Bel ağrısı, -Menstrual kramplar, -Hemoroid, -Perianal ve vajinal inflamasyon, -Lokal abseler. Uygulamada dikkat edilecek durumlar ve bölgeler -Dolaşım bozukluğu -Soğuk alerjisi -İleri diyabet -Gebelik -Laminektomi bölgeleri -Spinal kord yaralanmaları -Malignité -Vasküler yetmezlik -Gözler, testisler ve kalp Tedavinin olumsuz etkileri -Kardiyovasküler etkiler (bradikardi) -Raynoud’s fenomeni -Soğuk ürtikeri -Sinir ve doku hasarı -Doku iyileşmesinde yavaşlama -Donma -Yanıklar -Enfeksiyonlar -Artmış ağrı -Artmış inflamasyon